YENİ BİNYIL GAZETESİ

                                                                                       6 ARALIK 2000

Zeki Taş, “Philos-up” başlıklı gösterisini Kemancı Kültür’de sergiliyor.

 ‘Felsefe nöbet ister’

Zeki Taş, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden mezun. Kendi ifadesiyle on b in dokuz yüz gündür de dünyada. Bir felsefeci olarak hayatı daha da anlamlı kılmanın yollarını keşfetmek için araştırmalar ve gösteriler yapıyor. Bu çalışmalardan biri Yön FM’de ‘Nöbetçi Felsefeci’ adını taşıyan program, diğeri çeşitli kültür merkezlerinde yaptığı ‘Düşündüğüne Gülmek, Güldüğüne Düşünmek’ adlı gösteri. Bizi daha çok ilgilendiren, kültür merkezlerinde yaptığı ‘philos-up’ ana başlığını taşıyan ve ilki geçen cumartesi Kemancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterisi.
Geleceğin gösterisi
Felsefeyi eğlenceli kılmayı amaçlayan ve her gösterisinde farklı konularla izleyicileri ile bütünleşen Zeki Taş, her şeyin nöbetinin tutulduğu bir dünyada, felsefenin de nöbetinin tutulabileceği düşüncesinden yola çıkarak böyle bir gösteri hazırlamış. Hedefi, insanların bildiği gerçeklere, bilmedikleri bir bakış açısıyla yaklaşmak ve güncel olayları felsefe tarihi içindeki yerlerine oturtmak. Taş; gösterisinde, İzzet Yıldızhan’dan, Mahsun Kırmızıgül’den yani felsefeyle bağdaştıramayacağımız konulardan örnekler veriyor; “İnsanlara bütün bunları anlatırken Descartes’i , Platon’u anlatıyorum. Felsefeye elit muamelesi yapmamak gerekir. Felsefenin hayatın içinden çıktığına inanıyorum ve onu, belki de haddim olmayarak, çıktığı yere geri götürmeye çalışıyorum” diyor.
Zeki Taş’ın izleyicileri, ona “Evet siz bunları söylüyorsunuz ama dünya bunlara hazır değil” tepkisini veriyorlarmış. Taş, bu eleştirilerden yola çıkarak kendine şöyle bir pay çıkarıyor. “Belki de ben geleceğin söylemini taşıyan bir adamım. Geleceğin radyo programını ve gösterisini yaptığımı düşünüyorum.”
Şu anda gittiği yolun yavaş ama çok doğru olduğunu düşünen Taş, kendisini bir ideolojinin, felsefenin, bir grubun adamı olarak görmüyor. “Kendi kavramım altında kendi markamla gösterimi yapıyorum. Kimsenin malı değilim. Gösteriye yeni başladığımda bir kadın dergisinden soyunmam için teklif geldi. “Sizi soyalım ve Türkiye’nin gündemine oturtalım” dediler. Tabii ki, kabul etmedim. Çıplaklığımın insanlara ne faydası olabilirdi ki. Şimdi böyle bir teklif gelse kabul ederim. Çünkü şimdi gösterecek şeylerim var. O çıplaklığın altına iyi bir şey koyabiliyorsanız doğru bir şey yaparsınız, diye düşünüyorum” diyor.
Türkiye’de çok iyi stand-up yaptığını söyleyen insanların, gösterisinin başladığından bile rahatsızlık duyduğunu söyleyen Zeki Taş, “Bu bir anlamda hoşuma gidiyor.’Biz de insanları güldürürken düşündürüyoruz’ diyorlar. Ama aslında öyle yapmıyorlar. Cesaretleri olmadıkları için programlarına çağırıp ne yaptığımı sormuyorlar bile “diyor.
Zeki Taş, on beş günde bir Kemancı Kültür’de olacak. İkinci gösterisini de 12 Aralık’ta saat 20.30-22.30 arasında yine aynı mekanda gerçekleştirecek. Felsefe meraklılarına duyurulur.