|
Felsefenin nöbetini tutan adam: Zeki Taş
6 ŞUBAT 2000 CUMHURİYET GAZETESİ
İstanbul Haber Servisi - Yön FM'de 1996'dan beri ''Nöbetçi Felsefeci'' adlı radyo programı yapan Zeki Taş , Stand-up gösterilerinin yoğun olduğu bir dönemde ''gırgırına yaşamak'' anlayışına karşı, kendi deyimiyle ‘‘Philos-up’’ yapmaya başladığını belirtiyor. İnsanlara felsefenin anlaşılır olduğunu gösterebilmek, insanları felsefeye yaklaştırabilmek, felsefenin korkutucu olmadığını kanıtlayabilmek için ''Nöbetçi Felsefeci'' adlı radyo programını sahneye taşıdığını anlatan Taş, gösterisinde her ay felsefenin farklı bir sorusunu ele alıyor.
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu olan Zeki Taş, kendini ''felsefe evinin inşaatında çalışan bir işçi'' olarak tanımlıyor. Harap, yıkık dökük bir felsefe evinin inşasının yürümesi için gereken yerlere harç koyduğunu, gereken yerlerdeki çıkıntıları da kırdığını belirten Taş, felsefenin popüler olmasını istiyor.
İnsanlara fark ettirmeden felsefe tarihini anlattığını belirten Taş, ''Kendi dilimize uygun bir felsefe yapma çabasındayım. Felsefeyi herkes kolayca yapabilir. Bu, insan olmakla, merak etmekle ilgilidir. Benim, tarlada çalışan insana da Kant' ı anlatabilme kaygım var'' diye konuşuyor. Taş, bazı akademisyenlerden ''Felsefeyi ayağa düşürüyorsun'' şeklinde tepkiler aldığını söyleyerek şöyle devam ediyor: ''Felsefeyi halka indirmek, ayağa düşürmekse, 'evet' düşürüyorum. Felsefe hayattan çıkmıştır. Ben de onu, tekrar çıktığı yere, hayata geri döndürmeye çalışıyorum. Felsefi açıdan 'ortaçağ' ı yaşayan bazı akademisyenlerimiz, anlaşılamayan kavramlarla felsefenin içini boşaltıyorlar. Ben, felsefi kavramları hayatın içine çekerek, felsefenin içini dolduruyorum.''
|